Theranos skandalı
Theranos skandalı

Theranos skandalı ve Elizabeth Holmes’un düşüşü

07.06.2016

Günümüz küresel teknoloji girişimciliği ekosistemini, 2000’lerin başında büyük fiyaskoyla sonuçlanan nokta-kom balonu ile benzeştiren söylemler günbegün artarken, son yaşanan Theranos örneği tartışmaları yeni bir boyuta taşıyacak cinsten.

Bir girişimcilik skandalı olarak anılması muhtemel olan Theranos, 2015’in sonunda 9 milyar dolar değerlemeye ulaşan bir sağlık teknolojileri girişimi. Kurucusu Elizabeth Holmes, geçtiğimiz yıl Forbes’un kendi kaynakları ile başarılı olmuş en zengin kadınları derlediği listesinde birinci sırayı almıştı. Aradan bir yıl bile geçmedi ki, Forbes Holmes’un kişisel servetini sıfıra (0) düşürdü.

31 yaşındaki genç girişimci güçlü politik bağlantıları bulunan bir aileden geliyor. Washington’da önemli hükümet pozisyonlarında görev almış ebeveynleri, Holmes’un yeni nesil kan tahlili teknolojisi geliştiren girişimini başlatmasına ön ayak oldu. Holmes’un sahip olduğu Theranos hisseleri, skandal patlak vermeden önce 4,5 milyar dolar değerindeydi.

Yatırımcıların bir dönem 9 milyar dolar değer biçtiği girişimin düşüşü ise yönetim hatalarından olmadı. Kan tahlili teknolojisinin verdiği sonuçların her zaman doğru olmadığının ortaya çıkmasıyla, girişim birçok devlet kurumu tarafından incelemeye alındı ve ABD Sermaye Piyasası Kurumu’nun da konuyu savcılığa taşımayı düşündüğü belirtiliyor.

Skandalın ardından analistler ile görüşen Forbes, Theranos’un bugünkü değerini 800 milyon dolar civarına çekerken, Holmes’u ise tüm prestijli listelerinden çıkarmaya karar verdi.

Holmes Theranos’un yüzde 50 hissesini elinde bulunduruyor. Fakat yeni değerleme hem fikri mülkiyetleri hem de 724 milyon dolar yatırımı içerdiğinden, Holmes’un hisselerinin parasal karşılığı, eski değerine kıyasla yok denecek kadar azaldı. Theranos ise finansal bilgilerini paylaşmayı reddettiği için Forbes’un bu beyanı havada kaldı.

Düzenleyici kurumların baskıları ve suçlamaları, Theranos’u teknolojisinde belli şartları yerine getirdiğini kanıtlamaya zorluyor. Henüz bu kanıt sunulmamışken, böyle devam ederse girişimin lisansı iptal edilebilir ve Holmes bir girişimci için olmazsa olmaz olan güvenilirliğini tamamen kaybedebilir.

Elizabeth Holmes’un sorumlu tutulduğu skandalın aksi kanıtlanamazsa, bu noktada yatırımcıların ve medyanın Theranos’a yaklaşımını da eleştirmek gerekir. Sağlık alanında teşhis ve tedavi için kritik veriler sağlayan kan tahlilini yeni bir teknoloji ile çok daha hızlı gerçekleştirdiğini iddia ederek milyarlarca dolar değerlemeye ulaşan girişim, şimdi ABD’deki sayısız fedaral kurum tarafından inceleme altında. “Herkes aksi kanıtlanana kadar suçsuzdur” ilkesine saygıyla şöyle sormalı; ya Theranos’un kan tahlili dolaylı da olsa can kaybına sebep olduysa? 


Melek Yatırım Platformu